" />

Sigorta Sektörünün TOP LİST Sorunları

Sigorta eksperi Mustafa Nazlıer’in biraz da Eksperlik penceresi ağırlığıyla yorumladığı ve çoğu noktasında büyük haklılık payı olan ayrıntılı incelemesini sizlere sunuyoruz.

Sigorta sektörü bütününü etkileyen çok fazla sorunlarımız var. Her türlü zorlama, saldırı ve sürekli yıpratılmaya rağmen ülke standartlarının her anlamda çok çok ötesinde yer alan sigorta sektörü hedef haline gelmiş durumda. Var oluşundan bu yana kabullenme sorunu yaşayan sigorta sektörü zor bir döneme giriyor. Sorunlar arasında etki ve önemine göre bazı sorunları göz önünde tutmak istedik.

Sigorta Düzenleme ve Denetleme Kurulu tesis edilmesi sanırım gerçekleşmeyecek. BDDK altında konumlandırılması planlanır ise ülke ve sektör için önemli bir fırsatı kaçıracağız. Küresel ölçekte sigortacılar, banka ve finans liderliğini yaparken ülkemizde ötelenmesi veya yanlış konumlandırılması önemli bir sorun. Maalesef ileride pişmanlık duyacağımız bu fırsatı kaçırıyoruz. Siyasal etkilerden uzak, bağımsız, küresel ölçütleriyle eşitlenmiş, bilimsel ve akıl ile şekil alan sigortacılığın bir süre daha uzağında kalacağız.
Sigorta sektörü haksız kazanç kapısı. Değer kaybı dosyalarının ortaya koyduğu karanlık resim derin yaralar ve izler bırakarak yerini benzer uygulamalar ile paylaşıyor. Başta kamu olmak üzere tüm tarafların sahip çıkması gereken sigorta sektörünün bilinçle peşkeş çekilmesine seyirci kalmanın bedelini tüm toplum ödüyor. Hiç kimse sebepsiz zenginleşme sonucu ortaya çıkan maliyetin tüm topluma yansıtılmadığını söyleyemez. Bu aşamada profesyoneller aracılığı ile sigorta sektörünün yıpratılması moda oldu. Birkaç anahtar kelime uzun süre gündem de olacak.
Bilgisizce hırpalanmaya göz yumulmas
ın
Avukat, Tahkim, hakem ve şimdi arabulucu. Gözden kaçan en önemli konu şu: “Sigorta şirketleri için HASAR olağan bir süreç ve üründür. Sektör kendi sürecini kendi dinamikleri, hukuku, ahlakı ve etik kurallarıyla tamamlamadan, tamamlamasına izin de verilmeden, bir zararı karşılamanın da ötesinde kişisel menfaat için kuralsızlık yaratacak bir iş ve meslek olamaz.” Sektörün her önüne gelen tarafından bilgisizce hırpalanmasına göz yumulması çok daha önemli.

Bu durum sektör tarafından ilgililere açıklanıyor olmasına rağmen gereğinin sağlanmaması sigorta şirket menfaatlerinden daha çok sigortalılara maliyet olarak geri dönecektir. Hukukun bir başka yönünü kullanarak, normal süreçleri tamamlamadan vurun abalıya diyerek haksız kazanç elde edenlerin yarattığı maliyet artan primler olarak toplumun tamamına yansıyor. Hal böyleyken seyirci kalınmasını en hafifinden bilgisizlik olarak görürüz. Yansımalarını iyi tartmak gerek aksi halde ülkedeki en iyi sistemlerden birini daha kaybedeceğiz. Ayrıca; bu günkü duruma bakılır ise amacı uzlaşmak olan sektörün hiç kimse uzlaşmasını istemiyor.

Sigortalı ile sigortacı uzlaşma sağladığında hiç birine gerek kalmıyor. Bu sebeple sigorta sektörünün olağan faaliyetinin normal prosedür ve usuller içinde süreci sonlandırmasını kimse istemiyor diyebiliriz ve hatta hasarda normal sürecin parçası Sigorta Eksperine de gerek yok. İstikamet bu yönde. Hayırlı olsun. Bunun bir sonraki aşaması In House Eksperliktir. Her sigorta şirketi kendi bünyesinde kadrolu eksper bulundurur. Mademki uzlaşılmayacak veya uzlaşılamıyor en azından bildiğim ve sahip olduğum olanakları kendim kullanırım diyeceklerdir.

Her türlü hasarınız itina ile alınır
Sektörün kendi içinde yer alan, almış, alamamış v.s bir şekilde Google dan aldığı bilgiler ile sosyal medya verilerini bir şekilde dile getirmeyi başaran ilginç yapılarda oto branşından sonra oto dışına yöneldi. Bir kısım broker ve acentenin profesyonel hizmet sunumu için hazırladığı kurguların da yanlış yorumlandığını gözlüyoruz. Son birkaç yıldır piyasayı ve rekabet ortamını bozan bu tür faaliyetlerin hiçbir şekilde denetlenmediği ve cezalandırılmadığı ortamda sayıları artan iş takipçileri sigortalılara fayda yerine zarar veriyor.
İyi ve kötü birbirinden ayrılmalı
Ayrıca, sigortalılarında hiç bir şekilde sorgulamadan sabıka veya tecrübe dahi aramadan bu masallara inanması çok daha üzücü. Hani nerde levha kayıtları? Levha kaydı niye var? Broker, Acente ve eksperleri 5684 sayılı yasa ile bağlayıp hiçbir yasa tanımayan kişi ve kuruluşlara ezdirmenin, parçalatmanın amacı nedir? Bu yasalar yapılırken tüm bunları söylememize rağmen bu gün gelinen noktanın sorumluları kimlerdir? Sorumlu olduğu kadar sorunlu da olan kişi ve konular için neden hiçbir şey yapılmaz? İyi ve kötü olanın birbirinden ayrılmadığı sistemler kötülerin saklandığı, itibar gördüğü aklama alanı oluyor. Yasa tanımazlık ve kuralsızlığın yarattığı kaos orta vadede kalıcı sorunlara yol açtığı gibi bozulan piyasayı önemli ölçüde etkiliyor.

Hiç mi bir şey yapılmayacak
Çaldıkları, yasa dışı davrandıkları ve bunu meslek haline getirdikleri ortadayken hiçbir ceza verilmeyince cesaretlenen ve yüksek sesle bir hakmış gibi savunmaya başlayan kitle daha fazlasını da yapacaktır.

7397 Sayılı Sigortacılık Kanunu yıllarca sektörünü başarıyla sürükledi. Artık yeni bir yasa ile sigorta sektörü şahlanacaktı. 5684 sayılı yasa, bunu sağlayacak ve uzun yılların yükü alınacaktı. Aksine; bir senaryo planlayıp daha kötü nasıl oluruz desek bunu düşleyemezdik. Yasa, yönetmelik ve duyurular dahil her yeni çıkan bir öncekine de zarar veriyor. Gerçekten reforma ihtiyaç var. Yasal düzenlemeler yapılırken sektör katılımı olmayışı, makro bakış yoksunluğu, muhatapların olmaması bu sonucu yaratıyor.
Artık rahatsızlık veriyor
Sigorta Genel şartlarının değişmemesi. Endüstri 1.0 yaşanırken yoktuk. 2.0 ve 3.0’da da yoktuk. 4.0 bitecek biz hala 1.0 için hazırlanan poliçe genel şartlarıyla 2019 yılını yönetmeye çalışıyoruz. Yurtiçi için risk ve hasar yönetiminde bambaşka yöntemler kullanırken yurt dışı risk ve hasar yönetiminde tamamen değişik uygulamalara gidiyoruz. Gerçekten inanılmaz fark var. Üzücü olduğu kadar artık rahatsızlık veriyor.
Her konu karakolda bitiyor
Türkiye pazarına ve sigortalılara yazık oluyor. Poliçe genel şartları artık ve hemen değişmesi gerek. Yol açtığı sorunlar için basit bir örnekleme yapmak isterim. İngilizce 600 bin kelime, Almanca 400 bin, Farsça 220 bin, Türkçe 100 bin kelimeden oluşuyor. (Yaklaşık ve deyimler hariç) Teminat üreten ve hazırlayan pazarların kullandığı dil İngilizce. Her hangi bir anlatımda 600bin kelime esas alınarak hazırlanan poliçelerin tercüme edilirken 100 bin kelime stoğu kullanımında ortaya çıkan sorunlar; yorumlama, hatalı anlam veya yetersiz tanım gibi sayısız soruna yol açarken; bir de üzerine çok eskiden yazılmış genel şartları ekleyip; 2010 yılında alt yapısı olmadan kullanıma alınan Türk Ticaret Kanununu da esas alarak faaliyet göstermek istediğimizde her konu karakolda bitiyor.

Tabii ki bu koşullarda; tahkim, hakem, avukat, danışman, uzman v.s kuyruk uzuyor. Tüm sorunların temelinde iyi hazırlanmış Genel Şart yoksunluğu var diyebilirim. Bu durum sadece Türkiye iç pazarı değil reasüsrörler başta olmak üzere yabancı sermaye içinde güvensizlik yaratıyor.

Sektörde yeterli ve doğru istihdamın önemi
İnsan kaynakları kullanımı önemli. Ülke genel olarak aynı sorunlarla baş etmeye çalışıyor. Doğru işi, doğru kişinin tam zamanında eksiksiz yapması henüz hayal. Sigorta sektörü durumun farkındalığı içinde ancak aksiyon alamıyor. Eğitim ve gelişime açık olunsa da koşullar izin vermiyor. Yeterli ve doğru istihdam isteniyor, gereği yapılamıyor. Üniversitelerin ilgili bölümlerini sektöre kazandırmak için hareket etmesi gereken yerler otoriteler. Sigortacılık Genel Müdürlüğü YÖK ile beraber hareket etmek durumunda. SEGEM’in varlığı ve geleceği tartışmalı olacak diye binlerce gencin, ülke geleceğinin uzun yıllar emek ve para harcayarak boş yere okula gönderilmesine gerek yok.
Dört yıl Sigortacılık bölümünde eğitim alan öğrenci Teknik Personel Belgesine sahip olamıyor, SEGEM’in 2 saatlik sınavı ile belge alıyor! Veya aynı durum eksperlik sınavları için de geçerli. 1927 yılındaki ilk sigorta kanunu, sonrasında 1939 yılında hazırlanan yasa dahil tamamı “yerli ve milli” anlayışı ön plana çıkartırken aynı zamanda öz kazanımlara değer veriyor ve değer yaratıyor. Bu durumu esas alarak “sektörün kendi içinden yeni katılımı sağlayan” kurgularda yasalar hazırlanıyordu. 1992 yılına kadar da bu şekilde geldi.

Her yıl 2 kez eksperlik sınavı açılıyor ve eksper sadece sektör içinden seçiliyordu. Bu sistemin nesi kötü veya doğru değildi? Düzeltmek için hemen başlamak gerek, çok geç kalınıyor. Endüstri 4.0, yerli ve milli ve diğer tüm reformlar için sektör içinde yeni eksper alımı acilen yapılmaz ise 2023 değil 2123 yılına da gelsek sonuçlar değişmez.

Hiçbir fikir ve öneriye açık değiliz
Tartışmıyor, konuşmuyor, konuşturmuyor ve paylaşmıyoruz. Her şey siyasi bir hal aldı. Akıl ve bilimden her geçen gün uzaklaşıyoruz. Günü kurtaran ekonomi baskısı etkisindeyiz. Meslek örgütlerinin varlık sebebi nedir? Sigorta eksperleri için esas alırsak; oto eksperleri olarak İcra Komitesi 9-10 Haziran 2016 tarihinde Barcelona da Uluslararası Otomobil Eksperleri Federasyonu’nun (FIEA) Yönetim Kurulu toplantısına katılmıştır. Harika ve gerçekten çok doğru bir çalışmadır. Ancak; Uluslararası Otomobil Eksperleri Federasyonu toplantısı oluşu önemlidir. Otomobil Eksperliği ile Sigorta Eksperliği farklı mesleklerdir.
Bu toplantıya Sigorta Eksperleri katılamaz ve almazlar da… Sigorta eksperleri federasyonu ise FUEDİ olup merkezi Hollanda’dır. Sigorta eksperlerinin de bir an önce üye olması gerekir. Bir kısım otomobil eksperi ile diğer kısım Sigorta Eksperinin yaptığı iş aynı değildir. Hem yasal hem de fiilen ayrıştırılması şarttır. Evrensel uygulamalara ve realiteye aykırı hareket ediyoruz. Ayrıca; her ülkedeki örnekleri gibi Sigorta Eksperlerinin bağımsız ve tarafsız teşekkül edeceği Sigorta Eksperleri Odası ve/veya Birliği kurulumu gerekli ve zorunludur. Sigorta eksperi olarak yurt dışı çalışmalarda aradaki farkları çok daha iyi gözlüyor ve yaşıyoruz.

Bilgi suistimali
İnsider Trading (Bilgi suistimali) “içerden öğrenenlerin ticareti” olarak çevrilebilir. Daha çok sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek, henüz kamuya açıklanmamış bilgileri kendisine veya üçüncü kişilere menfaat sağlamak amacıyla kullanarak sermaye piyasasında işlem yapanlar arasında fırsat eşitliğini bozacak şekilde haksız yarar sağlamaktır. Acaba benzer durum sigorta sektörü için geçerli olabilir mi? Sigorta sektöründe içerden öğrenenler ne tür bir ticaret yapar? Sigorta sektöründe bu tür uygulamalara rastlanıyor mu? Hangi alanlarda etkindir? (Satış , teknik veya hasar.. ) Sigorta sektöründe hukuka yansıyan hiç bir şey yok gibi veya varda haberimiz mi olmuyor? Özellikle belirtmek gerek; kalıcı sorun sektörün kendi içinde yarattığı ve yaşattığı sorundur. Konuların yarattığı kaos her geçen gün tüm tarafları zorluyor.
Otoritenin bu durumu görerek tüm sektörü, toplumu ve ülkeyi rahatlatması için aksiyon alması şart. Sektör olarak tüm tarafların her zaman olduğundan fazla biçimde katkı sağlayacağı, çözüm üretmek için sabırsızlandığını görüyoruz. Yaşananlar ve tecrübeler iş birliği ve beraber çalışmaları öneriyor-destekliyor. Daha fazla akıl, daha fazla bilgi ve daha fazla beraberliğe ihtiyacımız var. Sigorta sektörünün tüm taraflarının büyük bir değişimin eşiğinde olduğunu anlaması ve kabul etmesi gerek. 2019 bir devrim ve değişim yılı. Bu yıl yapılacaklar ve yaşanacaklar Türk sigorta sektörüne yön verecek. Her şey yeniden başlıyor.

HAYATIMIZ SİGORTALI / NİSAN – MAYIS 2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir